Güncel Gündem 4 dk okuma

Mehmet İşler: “Turizmde Buruk Bir Yıl Yaşandı”

Mehmet İşler: “Turizmde Buruk Bir Yıl Yaşandı”

Turizm; sektöre gönül verenlerin, asla vazgeçmediği ömürlük bir uğraşı. Dünya insanlarını aynı ortamlarda buluşturarak barışa hizmet ederken ülke ekonomisine herkesin görebileceği net katkılar sunan, kendisi dışında 60 yan sektöre istihdam, iş ve ekmek sağlayan lokomotifin adı. Ülkesinin koşulları ve yaratılan zorluklarla boğuşan, uluslararası rakipleriyle savaşan, yerel ve evrensel her tıkanışta, çözümler üreterek yeniden doğmaya çalışan ve bunu büyük çoğunlukla başaranların faaliyet alanı. Alanımız.

Hatalar telafi edilmezse geriye düşeriz
Gönlümüz, yeni bir yıl başladığında, hep güzel şeylerden söz etmek, olumlu ve doyurucu rakamlardan hatta yeni rekorlardan bahsetmek istiyor. Ama geçtiğimiz yıllarda gururla açıkladığımız rekorların yerini 2025 yılında büyük ama buruk rakamlara bıraktığını söylemek durumundayız. Evet, geçen yıla baktığımızda kağıt üzerinde yine güçlü görünüyoruz. Fakat, işi muhasebesine döktüğümüzde, turizmci açısından bekleneni vermeyen bir yıl olarak değerlendirmek zorunda kalıyoruz. Doluluklarımız iyiydi. Cirolarımız yüksekti. Ancak ne yazık ki bu tablo kârlılığa yansımadı. Bunun nedenlerini irdelediğimizde en başta hiç şüphesiz yüksek faizin ve kur baskılanmasının olumsuz etkilerini görüyoruz.
Görüyoruz ki; nakit akışını yönetebilmek adına krediye yönelmek isteyen turizm sektörü, erişimi zor, maliyeti yüksek bir durumla karşılaştı. Faiz oranlarının geldiği seviye nakit akışındaki açığın krediyle kapatılmasını adeta imkansız kıldı. Özellikle sezon içi likidite ihtiyacı olan işletmeler için bu durum ciddi bir baskı yarattı. Mevcut borçlarını daha sağlıklı bir yapıya kavuşturmak, kârlılığını artırmak ve nefes almak amacıyla kredi kullanmak isteyenler de, beklenen kârlılık seviyelerine ulaşılamadığı için, yüksek maliyetli krediye girme cesareti gösteremedi. Bu da sektör genelinde borç yönetiminin kilitlendiği bir tabloyu beraberinde getirdi. Yatırım yapmak isteyen, tesisini yenilemek, ürün kalitesini artırmak ve rekabet gücünü yükseltmek isteyenler de kredilerin yüksek maliyetleri nedeniyle planlarını erteledi ya da tamamen rafa kaldırdı. 2025, turizmde, sadece operasyonel değil, yatırım anlamında da kayıp bir yıl oldu. Diğer yandan, yangın mevzuatıyla ilgili yeni düzenlemeler ve artan maliyetler sektörün omuzlarındaki yükü daha da ağırlaştırdı. Elbette can ve mal güvenliği tartışmasız önceliğimizdir. Ama, bu düzenlemelerin finansal etkileri dikkate alındığında, özellikle orta ve küçük ölçekli işletmeler için ciddi bir mali baskı oluşturduğu inkâr edilemez.
Sonuç olarak; 2025 yılı, doluluklar ve cirolar yüksek olmasına rağmen, uçuk finansman maliyetleri, sınırlı kredi erişimi ve artan mevzuat yükleri nedeniyle Türk turizmi açısından beklentilerin altında kalan bir yıl olmuştur. Sektör, büyüklüğüne ve potansiyeline rağmen istediği kârlılığı yakalayamamış; bu durum da genel motivasyonu ve geleceğe dönük hedeflerin hayata geçirilmesini olumsuz etkilemiştir.
Makul karlılıklarla sürdürülebilir turizm istiyoruz. Rekabet koşulları aleyhimize değişiyor. Nefesimizi kesen baskılanmış kur politikası ve artan maliyetler sorunumuz sürüyor. Turizmin ve turizmcinin, ülkemizin, dünyaya açılan yüzü, ekonominin ateşleyici gücü, cari açıklarını kapatan lokomotif sektör olmaya devam etmesi için, daha erişilebilir finansman modellerine, sektöre özel kredi ve teşvik mekanizmalarına, yatırımın önünü açacak uzun vadeli çözümlere ihtiyacı vardır. Aksi halde, rakamlar belki büyümeye devam edecektir ama, sektörün gerçek anlamda güçlenmesi mümkün olmayacaktır. 2026’da ya hatalar telafi edilecek, ya da daha geriye düşülecektir.

Ege ve İzmir için özel projeler
Bizler Ege ve İzmir turizmcileri olarak genel turizm tablosunun dışında, 2026 yılına bir süredir devam eden ve her aşamasında kapsamı büyüyen projelerle giriyoruz. Bu projelerin içinde deniz ve denizcilikle ilgili olanlar, ajandamızda, önemli ve öncelikli olarak yer alıyor.
İzmir Limanı’nın sadece kruvaziyer ve yolcu taşımacılığı hizmetlerinde kullanılması, şehir merkezinin, modern kent planlaması ve turizm vizyonu ile uyumlu olmayan yoğun yük taşımacılığına dayalı liman faaliyetlerinden arındırılması, Aliağa Nemport ve Çandarlı Limanlarının lojistik altyapı, kara ve demiryolu bağlantıları ile daha elverişli alanlar olduğu savunduğumuz konulardan biri. Kent içi turizmde karbon salınımı ile çevre kirliliği yaratmadan ulaşım sağlayan elektrikli bisikletlerin kullanılması bir başkası.
Yerel lider ve kanaat önderlerinin ilgisizliğini aşmaya başladık. Uzun yıllardır savunduğumuz bir konuda mesafe aldık. İzmir’de Büyükşehir öncülüğünde, hemen tüm paydaşların yer aldığı Turizm Konseyi’ni kurduk. Orada ve her platformda, 12 ay turizmin gereğine, spor turizminin bu alanda tamamlayıcı rolüne dikkat çektik.
Egeli ve İzmirli turizmciler olarak yılın son günlerinde bir büyük dayanışma örneği sergiledik. Onların talep ve destekleriyle Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) seçimlerine girdik ve kazandık. Bölgemize, hakkını alması ve dünyaya açılması için yeni bir pencere açtık.

Rüzgar Sörfü Techno 293 Dünya Şampiyonası Foça’da
Foça’da üç yıldır düzenlediğimiz ve asıl hedefimizin alt yapısı olarak gördüğümüz deniz ve rüzgar sporları faaliyetlerini bu yıl taçlandırıyoruz. Türkiye Yelken Federasyonu ile birlikte Türkiye Yelken Ligi Techno 293 Sınıfı 2.Ayak yarışlarını 19 -23 Ocak 2026, 3.Ayak Yarışlarını 10 -14 Mart 2026’da ilçemizde gerçekleştiriyoruz. MW Phokaia Beach Resort ana sponsorluğundaki yarışları, 03-09 Nisan 2026 tarihlerinde aynı sınıfta Dünya Şampiyonasını yaparak zirveye ulaştırıyoruz. Bunu hem gururla söylüyor hem de deniz ve rüzgar sporlarının yapılması için bölgemizin dünyanın en uygun parkurlarına sahip olduğunu uluslararası yelken camiasına anlatabildiğimizin bir göstergesi olarak değerlendiriyoruz.
Kulaklarımızdan Ulu Önder Mustafa Kemal ATATÜRK’ün eşsiz öngörüsüyle 1937 yılında söylediği “Denizciliği Türk’ün büyük milli ülküsü olarak düşünmeli ve onu az zamanda başarmalıyız” sözleri hiç gitmiyor.
O sözleri, sektörümüzün işlemesi gereken yönleriyle birleştiriyor ve koşullar ne olursa olsun, turizm ve denizciliği, birlikte geleceğe daha büyük başarılarla taşımaya çalışmaktan asla vazgeçmiyoruz.

Bu yazıyı paylaşın

Yasal Uyarı

Sitede yayınlanan yazılardan yazarları sorumludur. Yayınlanan içeriklerden sitemiz sorumlu tutulamaz. Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Sitemizde yayınlanan haber, köşe yazıları ve fotoğraflar izin alınmaksızın kaynak gösterilse dahi, herhangi bir ortamda kullanılamaz ve yayınlanamaz.